
BİR genç olarak İlhan İrem'i ve müziklerini yaşıtlarımla paylaştığımda bir afallama oluyor. Çoğu insan ismini ilk kez duyduğunu bile söylüyor. Ama İlhan İrem'in eserlerini dinlediklerinde müziğin kalitesini, sözlerin anlamlarını ve İlhan İrem'i sorguluyorlar. Sorgulandıkça daha fazla şeylerin anlamları dikkat çekiyor ve her defasında İlhan İrem'in yaşamı ve müzikleri hakkında bir şeyler öğreniyorsunuz. Her şarkısında başka anlamları keşfediyor ve o an içinde bulunduğunuz stresten, sorumluluklardan, baskılardan, işten sıyrılıyorsunuz. Özellikle "Şalamar" eseri, İlhan İrem'i yeni tanıyan birçok arkadaşım için bu keşif yolunda bir başlangıç oldu. Ben de İlhan İrem'i "Aşk Kapıları" eseriyle tanıdım, yıllar sonra Alp Tulunay sayesinde yeniden keşfetme şansım oldu. 1970'lere dayanan bir sanat hayatı hala bu günlerde devam ediyor. Babama sorduğumda "Sazlıklardan Havalanan eseriyle tanındı" diyor. Benimle yaşıt gençlerin İlhan İrem'i bilmemesi, tanımaması kötü birşey değil, aksina çok daha iyi. Gençlikte başlar aslında sanata olan gerçek ilgi. Artık çocukluğun verdiği mantıktan, hareketlerden sıyrılırsın ve kültür seviyene, hayata bakış açına göre, zevklerine göre yeni tarzlarla tanışır, onlara açarsın kapını. Bundan dolayı İlhan İrem'i gençlikte tanımak daha güzel olmalı. Bugün, daha toy zamanlarında dinlediğim türkçe pop müzik artık benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü çocukluğumu geri de bıraktım, mesleğimi aldım, üniversite öğrencisiyim. Arada uçurum gibi zaman var. Şimdi dönüp baktığımda türkçe pop müziği aşağılamak gibi olmasın ama ne kadar yalın, ne kadar boş sözlerle ve ritmik hareketli müziklerle donatıldığını anlıyorsun. İnsan olgunlaşıyor, yaş ve yaşam bunu gerektiriyor, sen de buna göre hayatına yön veriyorsun. Dün düşündüklerin sana basit geliyor, artık daha da büyümek, kabuğunu kırmak istiyorsun. Tarzların değişiyor, yaşamın değişiyor, bakış açıların değişiyor. Kısacası benim için hayatımdaki en önemli şeyler değişiyor, İlhan İrem geliyor demek doğru olur. Reklam sloganı gibi durdu cümle ama işin aslı da biraz böyle. Ben her defasında Şalamar'ı dinlediğimde o an ilgilendiğim herşeyden kopuyorum, sadece sözlere ve o mistik müziğe konsantre oluyorum. Biraz da İlhan İrem'i dinlemek, iyi bir kulağa sahip olmak ve sözlerin anlamlarını sorgulamak gerektiriyor. Zaten sözler her kelimesiyle size bir mesaj gibi ulaşıyor, önemli olan mesajı iyi algılayabilmek. İlhan İrem bunu en iyi başaran sanatçıdır benim gözümde. Bambaşka anlamlar ve mistikler var İlhan İrem'de. Önemli olan bunun size de ulaşması. Eğer bu bağ kurulamıyorsa zaten İlhan İrem'i sevemezsiniz. Loş bir karanlıkta dumanların etrafı bastığı şu zamanlar da İlhan İrem'i dinelemek daha çok hoşuma gidiyor. Sadece Şalamar mı değil tabi ki. Aşk Kapıları'nın benim için oldukça önemli bir yeri var. Beni bambaşka bir dünya da, bambaşka bir hayata götürüyor, bir de hayata farklı bir yerde bakıyorsun o zaman. İşte ipin ucu burda biraz kopuyor sanırım. O an çevrendeki herşeyden daha ayrıcalıklı ve daha farklı hissediyorsun kendini. Yer Altından Fısıltılar, Sürgün Gibi Masallarda, İki Duvar Arasında ve diğerleri...