Fuat Boğaç EVREN | Grafik Tasarım - Animasyon Tasarımı - Video Tasarım - Medya
2/8/2010
01:14 am

 DÖRT ay boyunca oldukça yoğun geçen güz döneminin ardından kafa dinlemek hakkımdı… Tüm dersleri vermiş, ardımda bıraktığım kırık kalpler ve çıkarcı insanlara küfrü basarak KKTC sınırlarını terk etmiştim. İçimde bunun verdiği büyük bir huzur vardı. Tatilin en keyifli ve anlamlı dönemlerini de Ankara’da geçireceğimden emindim. Ağustos ayından beri göremediğim liseden sınıf arkadaşım Ahmet Yoğsul’u görecektim. Kendisi şimdi Hacettepe Üniversitesi GSF Grafik Tasarım öğrencisi… Çok sevdiğim değer verdiğim bir dostum olan Ahmet’in mesleğindeki başarıları da azımsanacak gibi de değil. Geçen yıl beş fakültenin özel yetenek sınavlarını kazandı ve tercihi Hacettepe’den yana oldu. Onunla buluşmamızda epey sohbet ettik, Ahmet’i yeniden görmek benim için oldukça mutluluk vericiydi. Okuldan, eski arkadaşlardan, iş hayatından, oradan-şuradan… En büyük hayalinin bir animasyon stüdyosu açmak olduğunu söyledi bana. Animasyon alanında ilerlemeyi uygun görmüş kendisine… Ben her zaman söylerim “2D’den bir bok olsaydı şimdiye olmuştuk bir şeyler…” diye ama olmuyor. Hiçbir grafik tasarımcı kendisini 2D ile kısıtlamamalı her zaman 3D’nin bir gideri, avantajı vardır. Sevgili dostum Ahmet’ten de 3D animasyon alanında ilerlemek istediğini duymak keyif verdi bana. Motion grafikler tasarımların babasıdır her zaman. Bir motion grafikerin, 2D grafikerden her zaman daha avantajlıdır. Daha rahat iş bulur, yüksek kariyer fırsatı vardır, çok para kazanır, orda burada sürünmez kaliteli şirketlerin elemanı olur… Uzun zaman sonra, bir yıla yakın anımı paylaştığım dostum Ahmet ile birlikte vakit geçirmek çok güzeldi benim için. Onun gelecekte neler düşündüğü, neler yapmak istediğiyle ilgili ayrıntıları bilmek de… Bu güzel buluşmanın ve sohbetin birkaç hafta ardından Ahmet ile MSN’de yaptığımız sohbet durumu açıklar cinsten herhalde:

 

Fuat Boğaç EVREN:

kardeşim merhaba nasılsın???

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

merhaba dostum iyiyim sen nasılsın?

Fuat Boğaç EVREN:

 saol

 yarın dersler başlıooo???

  ...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 bizim yarın ders kayıtları başlıyo derslerin başlamasına daha var

Fuat Boğaç EVREN:

 hmm

 nasıl gidio durumlar iyimi?

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 iyi iyi bıraktığun gibi

Fuat Boğaç EVREN:

 :)

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 senin nasıl?

Fuat Boğaç EVREN:

 ne yaptın çizimleri düzelticem diyordun?

 portfolyo işleri be ahmetçim nolsun

 onlarla uğraşıyrum bende

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 kursa falan arada gidiyorum işte derslere giriyom ücretsiz

Fuat Boğaç EVREN:

 ooo beleşe konuyorm diosun yani 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 evet illegal

 Fuat Boğaç EVREN:

   eee iyi ya hem senin için hemde ordakiler için adamlar reklam yapıolar "bakın bu ahmet geçen sene bizdeydi şimdi hacettepe gsfde" die 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 bilmem belki yaparlar

Fuat Boğaç EVREN:

 emin ol yapıyorlardır

 artık bu illegal işleri bırak ahmet

 programlara asıl

 portfolyolar yap

 çizim aşamalrını geçtin artık

 benden tavsiye

 dostum

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 çizgiroman yapmaya çalışıyorum

Fuat Boğaç EVREN:

 süper bişey!!!

 bu işi ilerlet sonra da animasyona geç

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 evet haklısın

Fuat Boğaç EVREN:

 gerekirse program kurslarına git 

 yazın

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 olabilir tabi

Fuat Boğaç EVREN:

çizm yeteneğin süper üzerinede tasarlama gücü ve program bilgisine de eklediğinde herşey çok güzel oalcak ve ilerde animasyon stüdyomu olcak motion graphic design

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

   inşallah

Fuat Boğaç EVREN:

 seni animasyonun ceo'su yapıcazzz 

 emrinde çıtır kızlar

   hehe

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

  :)

Fuat Boğaç EVREN:

 olmazmı ahmet

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 olur olur

Fuat Boğaç EVREN:

 sen bol bol çıtır çizersin bende grafikkkk

 hayali bile güzel dostmmm gerçekleşince kim bilir nasıl olcakkk

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 olur tabi neden olmasın

Fuat Boğaç EVREN:

 eed süper olcak 3.5 senemiz kaldı

 bitsin okullarımız iş hayatına girince piyasayı alt üst edicez

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 bizden kaçmaz

Fuat Boğaç EVREN:

 bi tane daha eleman var sen ben bi o eleman

 üçümüz

 senin bi tavsiyen varmı bu konuda

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 şimdilik yok

 benim bilgisayarı bi baştan başlatmam gerek kusura bakma

Fuat Boğaç EVREN:

adı kenan bizim bölümde 2.sınıf öğrencisi

 okul bitince saint petersburga gidecek grafik tasarım alanında yüksek lisans yapmaya

 çok iyi ve sevdiğim bir dostum tıpkı senin gibi 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

sağol dostun

 dostum

 bişeyler yaparız artık

Fuat Boğaç EVREN:

 evett sen ben kenan

 ismi kenan

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 anladım

Fuat Boğaç EVREN:

 çok mazlut bi arkadaş faceye bile üye deil hatta adına açılmış grup bile var kenan çakanel faceye üye olsun die 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 bakiyim tamam

Fuat Boğaç EVREN:

 http://www.facebook.com/?ref=home#!/group.php?gid=262316073502&ref=ts

 bak çok komik fotoğrafı da var elinde kitap 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 ):

Fuat Boğaç EVREN:

 nasıl ama? 

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 göremedim katılmam mı gerekiyo görmem için

Fuat Boğaç EVREN:

 foto gözükmüyormu yoksa sayfamı açılmadı?

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 sayfa açıldı ama fotoğraf falan yok

Fuat Boğaç EVREN:

 hmm

 http://www.facebook.com/group.php?gid=262316073502&ref=ts#!/photo.php?pid=877013&id=1102403943

 bak benm fotoğraf albümünde fotoğrafı var zaten

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

 tamam

   komikmiş

Fuat Boğaç EVREN:

 bencede, hemde aşırı 

 ama süper bi insan kendisi

...  > a  h  m  e  t  <  ...:

:)

2/6/2010
02:46 pm

YENİ arayüzü ile bir önceki sürümü CS3'ten daha sade ve hoş bir hale bürünen Adobe Photoshop, piyasaya yeni süreceği CS5 versiyonuyla bugüne kadar bilinen yazılım tasarımı kuramlarını alt üst etmişe benziyor. Yeni sürümü CS5 ile Adobe Photoshop kullanımı daha zevkli hale getirilmiş. Alışagelmemiş bir arayüze bürünerek tüm kullanıcılarını şaşırtan Adobe firmasını kutlamak lazım. Saatler süren fotoğraf düzenleme işlerinin artık daha zevkli ve kolay olacağı görünüyor.

12/16/2009
06:54 pm


Fuat Boğaç EVREN Near East University, Faculty of Communication, Visual Communication Design student... TC uyruklu, KKTC'de yaşayan, 16.03.1991 Altındağ doğumlu, bekar, askerliğe hiç bulaşmamış...

Grafik tasarım, hareketli grafik tasarım, 3d tasarım, video efekt/tasarım, çizgi film-animasyon, fotoğrafçılık, sinema, tv uygulamaları...

2005-2009   İzmir Göztepe Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi / Grafik Tasarım

2008-2009   ARKAS Holding A.Ş. Kurumsal İlişkiler Direktörlüğü / Staj

2009-2010   Yakın Doğu Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü Photoshop kurs eğitmenliği

2009-2013   Near East University, Faculty of Communication, Visual Communication Design

Computer Software   Microsoft Office, Adobe Photoshop, Adobe Illustrator, Adobe Indesign, Adobe Dreamweaver, Adobe Flash, Adobe After Effects, Adobe Premiere, CorelDRAW, Freehand, Quark Xpress, Edius, 3D Max, Studio 3D Max

Yabancı Dil   İngilizce / Akıcı

fuatevren@windowslive.com / CYP: 0533 831 5294 / TR: 0531 384 4191

10/6/2009
02:01 am


GÖRSEL
İletişim Tasarımı ile yeni ilgilenmeye başlayan arkadaşlarımızın aklına takılan en büyük sorun(!) bilgisayar destekli tasarım programlar. "Ben Photoshop'u nasıl öğreneceğim? Çok zor birşeye benziyor..." gibisinden akıllarda bir çok önyargı ve soru işaretleri var. Aslında bir görsel iletişim tasarımı uzmanı olmak çok önemli bir sosyal ve görsel bakış açısı gerektirir. Başarılı bir tasarım ortaya çıkarabilmek için yapılabilecek en önemli ve en faydalı şey bol bol araştırma yapmak. Bir harf karakterinden nasıl bir tasarım çıkarabileceğinizi düşünün. Ya da sokakta yürürken karşınızda gördüğünüz bankı hayalinizde nasıl tasarıma geçirebileceğinizi düşünün... Önce tasarlama ve görsel bakış açınızın oldukça zengin olması lazım. Günümüz Türkiye'sinde Photoshop bilenin grafiker kesildiği bir dönem de üst düzey bir görsel iletişim tasarımı eğitimi almak ve bu eğitiminiz üzerine yeni bilgiler eklemek çok faydalı bir şey. Sizi sokakta Photoshop bilen grafikerlerle ayıran çok net özellikleriniz ve farklılıklarınız olmalı. Bunlardan en önemlisi araştırma, tasarlama gücü ve görsel bakış açınız. Bir diğeri ise bilgisayar üzerinde kullanacağınız tasarım programlarınıza hakimiyetinizdir. Görsel iletişim tasarımı kendi içerisinde alanlara ayrıldığından her alana ait kullanılan birçok tasarım programı var. Sayfa düzenlemeleriniz için kullandığınız Adobe Indesign'da foto-montaj yapamazsınız mesela... Her tasarım programının görevleri farklıdır. Her tasarım alanı için üretilmiş farklı programlar vardır. Sayfa düzenleme programları için Adobe Indesign ve QuarkXpress ön plana çıkar. Başka yok mu? Tabiki de var... 1985 yılında Apple Macintosh uyumlu piyasaya sürülen PageMaker programı bu alanda bir ilktir. Ama şuan PageMaker çok az tercih edilir bir konumda... Adobe Indesign ve QuarkXpress bu alanda en çok ön plana çıkan, kullanıcılarına kolaylıklar sağlıyan ve reklam piyasasında en çok tercih edilen sayfa düzenleme programları. Biraz daha geçmişe gidecek olursak bazı arkadaşlarımızın isim olarak akıllarını karıştıran programlara örnek verebiliriz. Mesela web tasarımda en çok tercih edilen Dreamweaver programı... İnternette kısa bir araştırma yaptığınızda Dreamweaver hakkında iki bilgiye ulaşırsınız; birincisi Macromedia Dreamweaver, bir diğeri ise Adobe Dreamweaver. Bu durum Flash programı, Fileworks programı için de geçerli birşey... İşin aslı da tamamen ticari. Macromedia Freehand ve Adobe Illustrator vektörel programlarının dünya reklam piyasasında adeta satış savaşına girdikleri yılları bilenler olabilir aramızda... O zamanlar Macromedia Freehand, Adobe Illustrator'a göre satış rakamlarına bakıldığında en çok tercih edilen vektörel bazlı tasarım programıydı. Amerikalıların ünlü bir sözü vardır:"Düşmanınla baş edemiyorsan yok et" diye... O yıllarda Macromedia firması Freehand, Flash, Dreamweaver ve Fireworks programlarının üreticisiydi ve pazarda sektör lideriydi. Daha sonra Adobe firması, Macromedia ile baş edemeyince Macromedia'yı satın aldı. Satın aldığı sıra da Freehand ve Illustrator savaşı oldukça kızgın bir hal almış durumdaydı. Adobe, Macromedia'yı satın aldığı an Freehand'in üretimine son vererek yoluna Illustrator ile devam ediyor hala. Freehand'in en son sürümü Freehand MX olarak tarihe geçti ve bir daha üretilmemek üzere Freehand'ı Adobe firması saf dışı etti. Tamamen ticari sebeplerden ötürü bir yok etmeydi bu. Ortalık Illustrator'a kalacak ve Adobe sektörde liderliğe yükselecekti. Hem iki tane vektörel bazlı program üretmenin bir anlam ifade etmediğinide savundular. Adobe firması yoluna Dreamweaver, Flash ve Fireworks ile hala devam ediyor. Bu yazılımları saf dışı etme gibi bir seçeneği yok Adobe'nin... Çünkü web tasarımda Dreamweaver en iyisi, Flash ise web tabanlı sistemlerde ve animasyon tasarımlarında tek konumda, Fireworks ile alanında tek söz sahibi bir yazılım. Adobe bugün hala yoluna Dreamweaver, Flash ve Fireworks ile devam ediyor. Macromedia ise artık bilgisayar yazılım tarihinin tozlu raflarında en önemli kitap olarak yer alıyor. Macromedia imzalı Freehand'in üretimi durdurulsa da hala en çok tercih edilen vektörel bazlı program konumunda. Vektörel bazlı programlara baktığımızda eskilerden Freehand hala gücünü yitirmemişken, Adobe'nin Illustrator'ı pazar da söz sahibi konumuna gelmiş durumda. Ön plana çıkan bir diğer vektörel bazlı tasarım programı da CorelDRAW... Zengin özellikleri ve kullanıcı dostu arayüzü ile sektör de adını epey söz ettiren bir program. Bitmap bazlı yani, fotoğraf düzenleme programlarında ise piyasa adeta Adobe Photoshop'a hediye edilmiş durumda. Bu durumdan kimse şikayetçi değil zaten Photoshop'a alternatif yazılımlar çok geliştirilse de hepsinin de sonu hüsran oldu. Web tasarımda Adobe Dreamweaver söz sahibi konuma sahip. Tıpkı Photoshop gibi engel, rakip tanımaz konumda. Aynı şekilde Adobe Flash ise artık hem web, hem de animasyon tasarımı camiasında "baba"  konumda. Video düzenleme ve montaj-efekt tasarımı yazılımları sektörüne baktığımda da Adobe bu alanda da After Effects ve Premiere ile kimseye göz yumdurmuyor. Yalnız Edius'unda tercih edilen bir program olduğunu belirtmeden geçmemek gerek. 3 boyutlu tasarım programlarında ise durum hemen hemen eşit konumda. SolidWorks ve 3D Max sektörün en güçlülerinden. Kısaca yazıma göz attığımda dikkatimi en çok çeken şey Adobe'nin hemen hemen tasarım programlarının hepsinde sektör lideri olması serbest ekonomi piyasasına engel teşkil eder cinste. Ama ne tasarımcılar, ne de ben bu durumdan şikayetçi değilim. Adobe geçmiş çalışmalarına göre uzun ve derin bir yol kattederek bu başarıya ulaştı. Herkes gibi bizim de Adobe'ye şapka çıkartmamız gerekli bence. Benim şahsi fikrime gelince sayfa düzenleme programlarında Adobe Indesign en iyisi. Photoshop'un konumu tartışılamaz zaten. Vektörel bazlı programlarda ise Freehand benim için tarih öncesi konumunda. CorelDRAW ilk tercihim iken Adobe Illustrator ikinci sırada yerini alıyor. Video tasarım konusunda da Adobe After Effects ve Adobe Premiere en iyileri... Flash ve Dreamweaver'i tartışmanın bir luzümü bile olamaz zaten. 3D tasarımda da tek tercihim her zaman 3D Max olacaktır...

SAYFA DÜZENLEME PROGRAMI:
Adobe Indesign, QuarkXpress

VEKTÖREL ÇİZİM PROGRAMI:
CorelDRAW, Macromedia Freehand, Adobe Illustrator

PİKSEL BAZLI PROGRAM:
Adobe Photoshop

WEB TASARIM PROGRAMI:
Adobe Dreamweaver

VİDEO TASARIM PROGRAMI:
Adobe After Effects, Adobe Premiere, Edius, Studio 3D Max

ANİMASYON TASARIM PROGRAMI:
Adobe Flash

3D TASARIM PROGRAMI:
3D Max

9/30/2009
02:34 am


BİR
genç olarak İlhan İrem'i ve müziklerini yaşıtlarımla paylaştığımda bir afallama oluyor. Çoğu insan ismini ilk kez duyduğunu bile söylüyor. Ama İlhan İrem'in eserlerini dinlediklerinde müziğin kalitesini, sözlerin anlamlarını ve İlhan İrem'i sorguluyorlar. Sorgulandıkça daha fazla şeylerin anlamları dikkat çekiyor ve her defasında İlhan İrem'in yaşamı ve müzikleri hakkında bir şeyler öğreniyorsunuz. Her şarkısında başka anlamları keşfediyor ve o an içinde bulunduğunuz stresten, sorumluluklardan, baskılardan, işten sıyrılıyorsunuz. Özellikle "Şalamar" eseri, İlhan İrem'i yeni tanıyan birçok arkadaşım için bu keşif yolunda bir başlangıç oldu. Ben de İlhan İrem'i "Aşk Kapıları" eseriyle tanıdım, yıllar sonra Alp Tulunay sayesinde yeniden keşfetme şansım oldu. 1970'lere dayanan bir sanat hayatı hala bu günlerde devam ediyor. Babama sorduğumda "Sazlıklardan Havalanan eseriyle tanındı" diyor. Benimle yaşıt gençlerin İlhan İrem'i bilmemesi, tanımaması kötü birşey değil, aksina çok daha iyi. Gençlikte başlar aslında sanata olan gerçek ilgi. Artık çocukluğun verdiği mantıktan, hareketlerden sıyrılırsın ve kültür seviyene, hayata bakış açına göre, zevklerine göre yeni tarzlarla tanışır, onlara açarsın kapını. Bundan dolayı İlhan İrem'i gençlikte tanımak daha güzel olmalı. Bugün, daha toy zamanlarında dinlediğim türkçe pop müzik artık benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü çocukluğumu geri de bıraktım, mesleğimi aldım, üniversite öğrencisiyim. Arada uçurum gibi zaman var. Şimdi dönüp baktığımda türkçe pop müziği aşağılamak gibi olmasın ama ne kadar yalın, ne kadar boş sözlerle ve ritmik hareketli müziklerle donatıldığını anlıyorsun. İnsan olgunlaşıyor, yaş ve yaşam bunu gerektiriyor, sen de buna göre hayatına yön veriyorsun. Dün düşündüklerin sana basit geliyor, artık daha da büyümek, kabuğunu kırmak istiyorsun. Tarzların değişiyor, yaşamın değişiyor, bakış açıların değişiyor. Kısacası benim için hayatımdaki en önemli şeyler değişiyor, İlhan İrem geliyor demek doğru olur. Reklam sloganı gibi durdu cümle ama işin aslı da biraz böyle. Ben her defasında Şalamar'ı dinlediğimde o an ilgilendiğim herşeyden kopuyorum, sadece sözlere ve o mistik müziğe konsantre oluyorum. Biraz da İlhan İrem'i dinlemek, iyi bir kulağa sahip olmak ve sözlerin anlamlarını sorgulamak gerektiriyor. Zaten sözler her kelimesiyle size bir mesaj gibi ulaşıyor, önemli olan mesajı iyi algılayabilmek. İlhan İrem bunu en iyi başaran sanatçıdır benim gözümde. Bambaşka anlamlar ve mistikler var İlhan İrem'de. Önemli olan bunun size de ulaşması. Eğer bu bağ kurulamıyorsa zaten İlhan İrem'i sevemezsiniz. Loş bir karanlıkta dumanların etrafı bastığı şu zamanlar da İlhan İrem'i dinelemek daha çok hoşuma gidiyor. Sadece Şalamar mı değil tabi ki. Aşk Kapıları'nın benim için oldukça önemli bir yeri var. Beni bambaşka bir dünya da, bambaşka bir hayata götürüyor, bir de hayata farklı bir yerde bakıyorsun o zaman. İşte ipin ucu burda biraz kopuyor sanırım. O an çevrendeki herşeyden daha ayrıcalıklı ve daha farklı hissediyorsun kendini. Yer Altından Fısıltılar, Sürgün Gibi Masallarda, İki Duvar Arasında ve diğerleri...